practice

CEZA KOŞULU

CEZA KOŞULU /Cezai Şart ( TBK m 179-182; eski BK m.158-161)

Ceza koşulunun 2 amacından biri, borçluyu borca uygun davranmaya zorlamak, diğeri ise alacaklının durumunu daha elverişli hale getirmektir.

Ceza koşulu kural olarak bütün sözleşmeler için gündeme gelebilirse de, bazı sözleşmeler için nitelikleri gereği ( örneğin, nişanlanmanın evlenme ile sonuçlanmaması halinde; kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde,  hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine düzenlenmesi; taksitle satımda  alıcının temerrüdü halinde  satış bedelinin %10 nunu aşması; tüketicinin cayma hakkını kullanması halinde öngörülmesi; abonelik sözleşmelerinde bir yıl veya daha uzun süreli sözleşmenin gerekçe gösterilmeden feshi halinde cezai şart öngörülmesi…) cezai şart getirilmesi uygun görülmemiştir. 657 s.DMK ek m.34 de yurtdışı eğitim masraflarının yabancı para üzerinden ödenmesi  ve geri istenmesi halinde ceza koşulu alınabileceğine ilişkin hüküm kaldırılmıştır.

Ceza koşulu, borca aykırı davranış ve özellikle borcun geç ifası nednei ile borçlunun cezalandırılmasına yönelik iken, borcun erken ifası halinde de ödüllendirme kararlaştırılması mümkündür.Örneğin, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ( m.88) gereğince şartnamede belirtilen süreden önce tamamlanmasında yarar görülen inşaatlar bakımından  yükleniciye erken bitirme primi verilebilmektedir. 6502 s.TKHK (m.27) gereği tüketicin aldığı tüketici kredisini erken öderse indirim yapılması zorunludur.

Ceza koşulu esas borca bağlı fer’i nitelikte borç doğurur. Sözleşme geçerli olarak kurulmuş ama sonradan dönme veya fesih nedeniyle son bulmuşsa  ve aksi kararlaştırılmamış ise artık ifaya eklenen ceza koşulu talep edilemeyecektir.

Cezai koşulun şekli de esas sözleşmenin şekline tabidir.

Ceza Koşulunun Türleri:

a)       Seçimlik Ceza Koşulu : Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkca alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. ( tbk M.179/1)

SÖZLEŞME

Ceza Koşulu

İfa edilmemiş                                                       Aksi sözleşmeden    Ya İFA

                            Gereği gibi ifa edilmemiş                                    anlaşılmadıkça         Ya CEZA

Alacaklı hiç zarara uğramamış olsa bile seçim hakkını kullanabilir.Alacaklı hangi hakkı tercih ederse borçlu onu yerine getirmek durumundadır. Alacaklı ceza koşulunu aşan bir zarara uğramışsa kanıtlamak koşuluyla ayrıca talep edebilecektir. (TBK m180/2).

Örneğin, yüklenici inşaatı zamanında bitirip  teslim etmezse, alacaklının ona işten el çektirebileceği veya  bunun yerine 1000 TL ceza koşulunu talep edebileceği kararlaştırılmış ise burada seçimlik ceza koşulundan bahsedilebilir.

Seçimlik hak bir kez kullanılabilir. Alacaklı lehine tanınan bir yenilik doğurucu haktır. Alacaklı borçlunun aynen ifada bulunmasını isteyebilir ama borçlu aynen ifada bulunmaz ise alacaklı borçlu aleyhine TBK m.112 hükümlerinden yararlanabileceği gibi temerrüt hükümlerinden de yararlanabilir.

b)      İfaya Eklenen Ceza Koşulu: Ceza koşulu, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir ( TBK m.179/2).

Örneğin, inşaatı zamanında yapıp teslim etmediği takdirde geciktiği her gün için 1000 TL ceza koşulu kararlaştırılmışsa, alacaklı yükleniciden hem inşaata devam edilip bitilmesini hem de gecikilen her gün için ceza koşulunun yerine getirilmesini isteyebilir.

Alacaklı, ceza koşulu gerçekleşmesine rağmen – ceza koşuluna ilişkin  hakkını saklı tutmaksızın-  borçlunun ediminin  ifasına devam etmesini sağlarsa artık ceza koşulunu talep edemez. Yargıtay kararlarında bunun sebebi TBK m.179/2 yanında TMK m.2 ye dayandırılmaktadır. Yargıtay HGK ise bunu çelişkili davranış yasağına dayandırmaktadır. ( Y 19.HD, 2013/14654 -19950 ; Y HGK 2012/19-670, 2013/171)

Borçlunun borca aykırı davranışı halinde Alacaklı Borçludan talebi: İfa+ceza koşulu ise zarar koşulu aranmaz.

 

Borçlunun borca aykırı davranışı halinde Alacaklı Borçludan talebi: İfa+götürü tazminat ise, zarar koşulunu gerektirir.

 

 

 


Götürü tazminat,taraflarca, borçlunun borca aykırı davranışı halinde alacaklının uğrayacağı muhtemel zararın miktar olarak belirlenmesi halinde sözkonusu olur. Her ne kadar öğretide bazı yazarlar sözleşme ile götürü tazminatın  kararlaştırılmış olması halinde ayrıca zararın kanıtlanmasına gerek olmadığını savunsa da götürü tazminatın talep edilebilmesi için zarar doğmuş olmalıdır. Götürü tazminat anlaşmasının, kararlaştırılmamış tazminat alacağından farkı sadece, alacaklının zararın miktarını kanıy-tlamak zorunda kalmamasıdır.

İfaya eklenen ceza koşulu sadece iki hal için kararlaştırılmış ise de ( borcun belirlenen zaman ve yerde ifa edilmemesi / TBK.m.179/2 ) sözleşme ile sözleşme ile bunların dışındaki borca aykırılık halleri için de (örneğin teslim edilen malın ayıplı çıkması halinde, alacaklı, borçluya ayıpsız malın teslim edilmesini ve ayrıca teslime kadar ceza koşulu da kararlaştırmaları mümkündür.

Alacaklı;

·       Borçlunun zamanında ve yerinde ifada bulunmamasına rağmen, borçludan ceza koşulunu talep etmeyeceğini açıkça belirtmiş ise;

·       Borçlunun ifasını çekincesiz kabul etmiş ise,

Bu iki halde ceza koşulu talep etme hakkını kaybeder. Bu durumlar karine değil, kesin delil niteliğindedir. Ceza koşulu alacağa bağlı/fer’i nitelikte bir alacak olup, ifa ile birlikte son bulur. ( TBK m.131)

c)       İfa Yerine Ceza Koşulu ( Dönme Cezası) : İfayı engelleyen cezai şart da denilmektedir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı  ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.

 

Buarad, seçimlik ve ifaya eklenen ceza koşulundan farklı olarak, borçlunun borca aykırı davranması koşulu aranmamaktadır. Yani borçlu ceza koşulunu yerine getirerek sözleşmden dönebilmektedir. Seçimlik ceza koşulunda yetki alacaklıya, ifa yerine ceza koşulunda borçluya ait olmaktadır. Sözleşmede kararlaştırılan tazminatın cayma parası mı, yoksa ifayı engelleyen ceza koşulumu  olduğu hususunda  tereddüt doğduğunda, ceza koşulu lehine yorum yapılması gerektiği kabul edilmektedir.

·       Ceza koşulunda ise borçlu tarafından alacaklıya peşin olarak ödenmiş bir para bulunmamaktadır.

 

·       İfayı engelleyen ceza koşulunda ise böyle bir düzenleme  bulunmamaktadır.

 


Ceza Koşulunu Aşan Zararın Tazmini:

Ceza koşulunun talep edilebilmesi için  alacaklının bir zarara uğramış olması şart değildir.Alacaklı ceza koşulu talep ve tahsil etmsi ceza koşulunu aşan zararların tazmininin talep edilmesine engel değildir, ancak, borçlunun kusurlu olduğunu alacaklının ispat etmesi şarttır.

Örneğin: Arsa Sahibi B  Yüklenici A dan   10 Milyon TL lik bir teminat mektubu almış ve

İnşaatın zamanında teslim edememesi ya da eksik ifa nedeni ile Arsa Sahibi B elindeki teminat mektubunu paraya çevirmiş ise ve ayrıca Arsa Sahibi B Yüklenici A ya uğrazdığı zararların tazmini için 20 Milyon TL lik tazminat davası açmış ise;

·       Yüklenici A nın Sözleşmeye aykırı davranış nedeni ile Arsa Sahibi B nin uğradığı zararların tazmini amacı gidiyor yorumu yapılabiliyorsa 20 Milyon TL zarardan 10 milyon TL lik teminat bedelinin mahsubu gerekir. ( 20-10=10)

·       Teminat mektubunun ceza koşulu olduğu yorumu yapılabiliyorsa hem 20 Milyon TL lik zarar hem de 10 milyon TL lik ceza koşulu ( Teminat mektubunun paraya çevrilmesi) istenebilecektir. (20+10=30)

·       Sözleşmenin yorumu sonucunda, kararlaştırılan miktarın borçlunun ( Yüklenici A)  sözleşmeye aykırı davranışı halinde ödenmesi peşin olarak kararlaştırılmış tazminat ise alacaklı ( Arsa Sahibi B) sadece bu tazminatı talep etmekle yetinecektir. (10).

Borçlunun borca aykırı davranışı halinde bir miktar ödemede bulunması kararlaştırılmış ise, bunun cezai şart veya “peşin olarak kararlaştırılmış zarara mahsup edilecek tazminat” olduğu konusunda tereddüt var ise tazminat olarak yorumlanmalıdır.

Burada ( TBK m.180/2) ispat külpeti alacaklıya, borca aykırılık nedeni ile sorumlu olmak istemeyen borçlunun kusurlu olmadığını ispat külfeti ( TBK m.112) borçluya aittir.

Ceza Koşulunun Kusur Koşulunu Gerektirmesi:

Ceza koşulu alacağının doğumu için borçlunun borca aykırı davranışta bulunması yeterli değildir, bu davranışın borçlunun kusurlu eyleminden kaynaklanması gerekir.

Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya (ifa)  aksi kararlaştırılmadıkca sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkansız hale gelmişse, cezanın ifası istenemez. TBK m.182/2 .

Kısmi İfanın Yanması:

Ceza koşuluna ilişkin hükümler, dönme durumunda ifa edilmiş olan kısmın alacaklıya kalacağını öngören sözleşmelere de uygulanır.  ( TBK m.181/1)

Borçlunun temerrüdü halinde alacaklı ani edim borcu doğuran sözleşmelerde dönme, sürekli edim borcu doğuran sözleşmelerde ise fesih hakkını ( m.126) kullanabilir.

Dönme halinde, borçlu tarafından kısmen ifa edilen edimlerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre kendisine iadesi gerekir ancak, m.181/1 gereği kısmi ifada bu kısmi ifanın aide edilmeyip  ceza koşulu olarak alacaklıda kalması hükme bağlanabilir.

Taksitle satıma ilişkin  m.260/2 ye göre alıcının taksitlerde temerrüdü sonucu satıcı sözleşmeden dönerse ceza koşulu peşin olarak kararlaştırılmış olan satış bedelinin yüzde onunu geçemez.

Ceza Koşulunun Miktarı ve İndirilmesi:

Her ne kadar ceza koşulu serbestçe  kararlaştırılabilirse de yasada yer alan istisnaları vardır:

Örneğin, taksitle satıma ilişkin  m.260 deki istisna .

Taraflarca istisnalar dışında serbestçe kararlaştırılabilen  ceza koşulu miktarı ekonomik bir yıkıma sebep olabilir. Bu durumda hakim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. (182/3) Burada hakimin takdiri yoktur, fahiş  olarak değerledirmiş ise ceza koşulu miktarını indirecektir. Ceza koşulunun aşırı (fahiş) olduğu, somut olayın niteliklerine, kusurun ve sözleşmenin ihlalinin ağırlığı, alacaklının yararı, tarafların ekonomik durumları gibi her somut olaya göre değerlendirilmelidir.

TBK m182/3 deki ceza koşulunun indirilmesinin İstisnası: TTK m.22  Taciz sıfatını taşıyan borçlu  ( TBK m.121/2, 182/3, 525 de yazılı hallerde) cezai şartın indirilmesini isteyemez. ( Y.İBK1940/7-71 )

Borçlu tacir olsa bile Kararlaştırılan ceza koşulu ekonomik yıkım oluşturacak miktarda ise, bütün borç ilişkilerinin sınırını oluşturan, ahlaka ve adaba aykırı olmamaya ilişkin  TBK m.27 hükmü uygulanmak suretiyle tamamen veya kısmen iptaline karar verilebileceğini Yargıtay kabul etmektedir. ( Y HGK 1970/ 153, 1974/222 )

Yargıtay bir kararında “iş bedelinin iki misli tazminat” hükmünü “ifaya ekli ceza” olarak nitelendirmiş bunu etik yönden toplumu rahatsız eden, adeta angaryayı meşru sayan olarak nitelemiş ve bu durumu yüklenicinin iktisaden mahvına neden olmasa da AY m.18 ve TBK m.19 ve 20. Maddelerine göre batıl saymıştır. ( Y 15.HD 1999/4655, 2000/2324 ).

( Yararlanılan Kaynak: KILIÇOĞLU, Ahmet,M, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 24.Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2020, s. 980-1000 )

 

 

 

  • Paylaş: