Satış sözleşmesi,
Satıcının, satılanın zilyetlik ve
mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel
ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.
Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine
bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle
yükümlüdürler.
Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel,
kararlaştırılmış bedel hükmündedir. (TBK m.207)
Kanundan, durumun gereğinden veya sözleşmede öngörülen özel
koşullardan doğan ayrık hâller dışında, satılanın yarar ve hasarı; taşınır
satışlarında zilyetliğin devri, taşınmaz satışlarında ise tescil anına
kadar satıcıya aittir.
Taşınır satışlarında, alıcının satılanın zilyetliğini
devralmada temerrüde düşmesi durumunda zilyetliğin devri
gerçekleşmişçesine satılanın yarar ve hasarı alıcıya geçer.
Satıcı alıcının isteği üzerine satılanı ifa yerinden başka
bir yere gönderirse, yarar ve hasar, satılanın taşıyıcıya teslim edildiği
anda alıcıya geçer. (TBK m.208)
Taşınır Satışı
Taşınır satışı, Türk Medenî Kanunu uyarınca
taşınmaz sayılanlar dışında kalan ve diğer kanunlarda taşınır
olarak belirtilen şeylerin satışıdır.
Ürünler, bir yapının yıkıntıları ve taş ocağından çıkarılacak
taşlar gibi, taşınmazdan ayrıldıktan sonra mülkiyeti devredilecek
bütünleyici parçaların satılması da taşınır satışıdır. (TBK m.209).
Satıcının Borçları
Satıcı, satılanın mülkiyetini geçirmek
amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür.(TBK m.210).
Aksine sözleşme veya âdet yoksa, ölçme
ve tartma gibi devir giderleri satıcıya, satılanı devralmak üzere
yapılan giderler ve satılanın ifa yerinden başka yere taşınması
gerektiğinde, taşıma giderleri alıcıya aittir.
Gidersiz devir kararlaştırılmışsa, satıcı taşıma
giderlerini üstlenmiş sayılır.
Liman ve gümrük giderleri olmaksızın devir
kararlaştırılmışsa satıcı, dış satım, transit ve dış alım vergilerini üstlenmiş
sayılır; ancak satılanın alıcı tarafından devralındığı sırada ödenmiş olan
tüketim vergilerini üstlenmiş sayılmaz. (TBK m.211).
Satıcının temerrüdü hâlinde, borçlunun
temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır.
Zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari
satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek
borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir.
Alıcı, satılanın devredilmesini isteme niyetinde ise,
belirlenen sürenin bitiminde bunu satıcıya hemen bildirmek zorundadır. (TBK
m.212).
Borcunu ifa etmeyen satıcı, alıcının bu yüzden uğradığı
zararı gidermekle yükümlüdür.
Satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine
devredilmeyen satılanın yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük
kurallarına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak
zararın giderilmesini isteyebilir.
Satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan
mallardan ise alıcı, onun yerine bir başkasını satın alma zorunda olmaksızın,
satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre
hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.(TBK m.213)
Satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak
dolayısıyla, satılanın tamamı veya bir kısmı bir üçüncü kişi tarafından
alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu
olur.
Alıcı, elinden alınma tehlikesini sözleşmenin kurulduğu
sırada biliyor idiyse satıcı, ayrıca üstlenmiş olmadıkça bundan dolayı sorumlu
olmaz.
Satıcı, üçüncü kişinin hakkını gizlemişse, sorumluluğunu
kaldırma veya sınırlama konusunda yapılmış olan anlaşma kesin olarak
hükümsüzdür (TBK m.214).
Satılanın elinden alınması tehlikesi ile
karşılaşan alıcı, kendisine karşı açılan davayı satıcıya bildirdiği zaman
satıcı, durumun gereğine göre ve yargılama usulü uyarınca ya alıcının
yanında davaya katılmak ya da alıcı yerine geçerek üçüncü kişiye karşı
davayı takip etmek ve savunmak zorundadır.
Bildirme, davaya katılmaya ve savunmaya elverişli bir
zamanda yapılmışsa, alıcının aleyhinde verilen hüküm, onun ağır kusuru yüzünden
verildiği ispat edilmedikçe, satıcı için de sonuç doğurur.
Dava, kendisine yüklenilemeyen sebeplerden dolayı satıcıya
bildirilmemişse satıcı, zamanında bildirilmiş olsaydı daha elverişli bir hüküm
elde edilebileceğini ispatladığı ölçüde sorumluluktan kurtulur.(TBK m.215).
Satıcının zapttan
sorumluluğu aşağıdaki hâllerde
devam eder:
1. Alıcı, bir mahkeme kararı beklemeksizin üçüncü kişinin
hakkını dürüstlük kurallarına uygun olarak tanımış ve satılanı ona vermişse.
2. Alıcı, üçüncü kişinin kendisine karşı dava açmasını
beklemeden, satıcıyı satılan üzerindeki hak iddiasına ilişkin uyuşmazlığı dava
yoluyla çözümlemesi, aksi takdirde tahkim yoluna başvuracağı konusunda
gecikmeksizin uyarmış ve bundan sonuç alamadığı için tahkim yoluna
başvurmuşsa.
Satıcının sorumluluğu, alıcının satılanı üçüncü kişiye
vermekle yükümlü olduğunu ispat etmesi durumunda da devam eder. (TBK m.216)
Satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa, satış
sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcı satıcıdan
aşağıdaki istemlerde bulunabilir:
1. Satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin
değeri indirilerek, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri
verilmesini.
2. Satılanı elinden alan üçüncü kişiden isteyemeyeceği
giderleri.
3. Davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecek olanlar
dışında kalan bütün yargılama giderleri ile yargılama dışındaki giderleri.
4. Satılanın tamamen elinden alınması yüzünden doğrudan
doğruya uğradığı diğer zararları.
Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat
etmedikçe, alıcının satılanın elinden alınması yüzünden uğramış olduğu diğer
zararları da gidermekle yükümlüdür. (TBK .217).
Satılanın bir kısmı elinden alınmış veya satılan sınırlı
ayni bir hakla yüklenmişse alıcı, sadece bu yüzden uğradığı zararın
giderilmesini isteyebilir.
Ancak alıcının, satılandaki bu durumu bilseydi onu satın
almayacağı durum ve koşullardan anlaşılıyorsa, alıcı hâkimden sözleşmenin sona
ermesine karar vermesini isteyebilir. Bu durumda alıcı, satılanın elinde kalmış
olan kısmını o zamana kadar elde etmiş olduğu yararlarla birlikte, satıcıya
geri vermekle yükümlüdür.(TBK m.218).
Ayıptan sorumluluk
Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği
niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya
niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini
ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde
azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan
sorumludur. (TBK m.219).
Hayvan satışında satıcı, yazılı olarak üstlenmedikçe
veya ağır kusuru olmadıkça ayıptan sorumlu olmaz.
Sorumsuzluk anlaşması
Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu
ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin
olarak hükümsüzdür.(TBK m.221)
Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı
tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir.
Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle
görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca
üstlenmişse sorumlu olur.(TBK m.222).
Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına
göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının
sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde
ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal
ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir
gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm
uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen
satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul
edilmiş sayılır. (TBK m.223).
Hayvan satışında
Hayvan satışında satıcının sorumlu olacağı süre yazılı
olarak belirlenmemiş ve ayıp da hayvanın gebeliğine ilişkin değilse satıcı,
ancak ayıbın devrin yapıldığı veya alıcının devralmada temerrüdünün
gerçekleştiği günden başlayarak dokuz gün içinde kendisine bildirilmesi
ve ayrıca, hayvanın bilirkişilerce gözden geçirilmesinin aynı süre
içinde yetkili makamdan istenmesi hâlinde sorumlu olur. (TBK m.224)
Satıcının ağır kusurunun sonuçları
Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın
kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan
kısmen de olsa kurtulamaz.
Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken
ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir. (TBK m.225).
Satılanın başka yerden gönderilmesi
Başka yerden gönderilen satılanın ayıplı olduğunu ileri
süren alıcı, bulunduğu yerde satıcının temsilcisi yoksa, satılanın
korunması için gerekli önlemleri geçici olarak almakla yükümlüdür.
Alıcı, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü satılanın korunması için gerekli önlemleri
almaksızın onu satıcıya geri gönderemez.
Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre
tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın,
satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer.
Satılanın kısa zamanda bozulma tehlikesi varsa, alıcı
onu bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla sattırmaya yetkili, hatta satıcının
yararı gerektiriyorsa sattırmakla yükümlüdür. Alıcı, durumu satıcıya en kısa
zamanda bildirmezse, bundan doğan zarardan sorumlu olur.(TBK m.226).
Alıcının seçimlik hakları
Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde
alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden
dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde
indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün
masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını
isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini
isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı
saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen
vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını
önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde,
durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya
satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın
ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle
değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. (TBK m.227)
Satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması
Alıcıya ayıplı olarak devredilmiş olan satılanın ayıptan, beklenmedik
hâlden veya mücbir sebepten dolayı yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması,
alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasını engellemez. Bu durumda
alıcı, satılandan elinde ne kalmışsa onu geri vermekle yükümlüdür.
Satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok
olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse
alıcı, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini
isteyebilir.(TBK m.228).
Dönmenin sonuçları
Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan
elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür.
Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:
1. Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri
verilmesi.
2. Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama
giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi.
3. Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi.
Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat
etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür. (TBK m.229).
Birden çok mal satışında
Birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal,
birlikte satılmış olup da bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa, dönme hakkı
bunlardan ancak ayıplı çıkanlar için kullanılabilir. Ancak, alıcıya veya
satıcıya önemli bir zarar vermeksizin ayıplı parçanın diğerinden ayrılmasına
imkân yoksa, dönme hakkının satılanın tamamını kapsaması zorunludur.
Satılanın aslı için satıştan dönülmesi, ayrı satış
bedeli gösterilerek satılmış olsalar bile, eklentilerini de kapsar;
fakat eklentiler için dönme, satılanın aslını kapsamaz. (TBK m.230)
Zamanaşımı
Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça,
satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp
daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl
geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden
başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin
geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.
Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu
ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. (TBK m.231)
Alıcının borçları
I. Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması
Alıcı, satış sözleşmesinde kararlaştırılmış olduğu biçimde satış
bedelini ödemek ve kendisine sunulan satılanı devralmakla yükümlüdür.
Aksine yerel âdet veya anlaşma yoksa, satılanın
hemen devralınması gereklidir. (TBK m.232)
II. Satış bedelinin belirlenmesi
Alıcı, satış bedelini belirtmeksizin, malı
alacağını kesin olarak bildirmişse satış, ifa yeri ve zamanındaki ortalama
piyasa fiyatı üzerinden yapılmış sayılır.
Satış bedeli, satılanın ağırlığına göre hesaplanıyorsa,
darası indirilir.
Bazı ticari malların satışında, daralı ağırlıktan miktar
olarak ya da yüzde hesabıyla bir indirim yapılmasına veya bedelin, daralı
ağırlık üzerinden belirlenmesine ilişkin ticari teamüller saklıdır. (TBK m.233)
III. Satış bedelinin muacceliyeti ve faizi
Aksine sözleşme yoksa, satılan alıcının
zilyetliğine girince satış bedeli muaccel olur.
Faiz istenebileceği konusunda bir teamül varsa
veya alıcı maldan ürün ya da diğer verimler elde etme imkânına sahip ise
ya da belirli günün geçmesiyle temerrüdün gerçekleşmesi durumunda, ayrıca
bir ihtara gerek olmaksızın satış bedeline faiz istenebilir.(TBK m.234).
IV. Alıcının temerrüdü
1. Satıcının dönme hakkı
Satılanın, ancak satış bedeli ödendikten sonra veya ödenme
anında devredilmesi gereken durumlarda alıcı temerrüde düşerse satıcı,
herhangi bir işlem gerekmeksizin satıştan dönebilir.
Bu hakkını kullanmak isteyen satıcı, durumu gecikmeksizin
alıcıya bildirmek zorundadır.
Satılanın zilyetliği satış bedeli ödenmeden alıcıya
devredilmişse, alıcının temerrüdü sebebiyle satıcının dönme hakkını
kullanarak satılanı geri alması, bu hakkın sözleşmede açıkça saklı tutulmasına
bağlıdır. (TBK m.235)
2. Zararın hesaplanması ve giderimi
Borcunu ifa etmeyen alıcı, satıcının bu yüzden uğradığı
zararı gidermekle yükümlüdür.
Satıcı, satış bedelini ödemede temerrüde düşmüş olan
alıcıdan, bu bedel ile satılanın başkasına dürüstlük kurallarına uygun olarak
satışından elde ettiği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın
giderilmesini isteyebilir.
Satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan
mallardan ise satıcı, böyle bir satışa gerek kalmaksızın alıcıdan, satış bedeli
ile malın belirlenmiş ödeme günündeki fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak
zararın giderilmesini isteyebilir.(TBK m.236).